HAKİM: 522 milyon yaşam hakkı gaspı tespit ettik 2020-08-03 14:57:54   İSTANBUL - HAKİM, bu yılın ilk 6 ayında yaşanan hayvan hakları ihlallerine ilişkin hazırladığı raporda, en az 522 milyon 349 bin 599 yaşam hakkı gaspı tespit ettiklerini açıklayarak, bu duruma karşı yasal düzenleme istedi.     Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM), 2020 yılının ilk 6 ayında yaşanan hayvan hakları ihlallerine ilişkin hazırladığı raporu açıkladı. İnternet üzerinden düzenlenen basın toplantısına, Hakların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Rıdvan Turan, Yunuslara Özgürlük Platformu, Hayvanlara Adalet Derneği, Hayvan Hakları ve Etiği Derneği temsilcileri de katıldı.    Hayvanlara dönük öldürme, boğma, yakma, tecavüz gibi pek çok saldırı ve şiddetin yaşandığına dikkat çekilen raporda, cezasızlığının şiddeti artıran bir neden olduğu vurgulandı.     TABLONUN SADECE KÜÇÜK BİR KISMI   Toplantıda ilk olarak söz alan Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) Koordinatörü Fatma Biltekin, hayvanların yaşadıkları rutin şiddetin görünmez ve bilinmez kılınmaya devam ettiğini belirtti. Biltekin, hazırladıkları rapora değinerek, “6 aylık ihlal raporda medyaya yansıyan haberleri, sosyal medyadan alınan ihbarları, TÜİK ve Hayvancılık Genel Müdürlüğü verilerini kullandık. Bu veriler tablonun sadece küçük bir kısmını ortaya koyuyor” dedi.   ÖNERGE VERMEYEN TEK PARTİ AKP   Hayvan hakları yasasının pandemi gerekçesiyle geri plana atıldığını anımsatan Biltekin, bu süreçte Meclis’te birçok yasa teklifinin görüşülüp onayladığını söyledi. Biltekin, Meclis’in web sitesi üzerinden yapılan inceleme sonuçlarını şu şekilde paylaştı:  “Ocak-Haziran 2020 tarihleri arasındaki 6 aylık dönemde yalnızca hayvan haklarıyla ilgili 2 kanun teklifi kaydı bulundu. İlk altı ayda hayvan haklarıyla ilgili kanun teklifi sunan iki parti yalnızca HDP ve CHP oldu. Yazılı Soru Önergeleri başlığı altında yine aynı ‘hayvan’ sözcüğüyle yaptığımız aramalarda CHP’nin 8, HDP’nin 6, İYİ Parti’nin 2, Saadet Partisi’nin 1 adet soru önergesi verdiğini gördük. Hayvan haklarıyla ilgili herhangi bir soru önergesi vermeyen tek parti bir kez daha AK Parti oldu.”   SORU ÖNERGELERİ CEVAPSIZ   Canlı hayvan ithalatıyla ilgili CHP, HDP, İYİ Parti ve Saadet Partisi tarafından verilen en az 9 farklı soru önergenin olduğunu paylaşan Biltekin, bu soruların ağırlıklı olarak Berat Albayrak'a ve Bekir Pakdemirli'ye yöneltildiğini ve hiçbirinin zamanında yanıtlanmadığının altını çizdi.   ZEHİRLEME, BOĞMA, YAKMA, TECAVÜZ…   Ardından söz alan Hayvan Hakları ve Etiği Derneği’nden Ezgi Dilara Akdağ, yaşanan hak ihlallerini sıraladı. Akdağ, hak ihlallerini şu şekilde paylaştı:   “* 2020 yılının ilk 6 ayında en az 522 milyon 349 bin 599 yaşam hakkı gaspı raporlandı. Bu veriler Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayınladığı, eti için öldürülen tavuk ve hindi sayısı ile medyaya yansıyan ihlalleri kapsıyor.   * Basına yansıyan haberlere göre en az 726 hayvan avcılık yüzünden katledildi. En az 251 hayvan zehirlenerek öldürüldü, en az 2 bin 275 hayvan trafik kazalarında hayatını kaybetti.    * Basına ve sosyal medyaya yansıyan haberlere göre en az 221 hayvan işkenceye maruz bırakıldı. İşkence olarak tanımlanan hak ihlâlleri ise, hayvan toplama sırasında uygulanan fiziksel ve psikolojik şiddet; ateşli silahla yaralama; yakma; kulak kesme; köpek, horoz dövüştürme; darp, kesici ve delici aletlerle saldırılar; arabanın arkasına bağlayıp sürükleme; tecavüz; taşla ezme; kafa kesme; deri yüzme; pati delerek zincir takma; dövme olarak karşımıza çıkmıştır.   *En az 521 milyon 728 bin 39 özgürlüğü kısıtlama vakası raporlandı. Özgürlüğü kısıtlama vakaları; eti için yetiştirilen, öldürülen ve özgürlüğü çalınan tavuk ve hindi sayısı, canlı mühre olarak hayvan kullanımı, sokakta yaşayan hayvanların toplatılıp hapsedilmesi, alıkoyma, bazı hayvanları yaşam ortamı ve türlerine uygun olmayan yerlere hapsetmek, devlet tarafından el konulan hayvanlar, taşınan hayvanlar olarak karşımıza çıkıyor.   * En az 2 milyon 36 bin 175 cinsel şiddet vakası raporlanmıştır. En az 1 milyon 468 bin 737 hayvan ‘suni tohumlama’ yöntemi ile cinsel şiddete maruz bırakılmıştır. Dişi hayvanların rektumlarına kol, vajinalarına ise demir bir çubuk sokularak yapay olarak hamile bırakılmalarına suni tohumlama denmektedir. Sunî tohumlama endüstriyel hayvancılığın devamı ve çıkarı için uygulanan, yasal tecavüzdür.   * En az 567 bin 435 hayvan elektro ejakülasyon yöntemi ile cinsel şiddete maruz bırakılmıştır. Elektro ejakülasyon, hayvanların anüslerine sokulan bir metal boru ile giderek artan elektrik akımı vererek hayvanların spermlerinin alınmasıdır. Bu yöntem aynı zamanda Nazilerin Yahudiler üzerinde kullandıkları bir işkence yöntemidir.   * Medyaya yansıyan haberlerden elde ettiğimiz verilere göre en az 5 hayvan cinsel saldırıya maruz kaldı. Ancak Türkiye'de tecavüz edilen hayvanlar arasında ineklerin, eşeklerin, koyunların, tavukların, ördeklerin, atların olduğu ve hayvana tecavüzün her gün gerçekleştiği de toplumun tüm kesimlerince bilinen ve kanıtlanamadığı için medyaya yansıyamayan, erkekliğin dokunulmazlığı gerekçesiyle üstü örtülen bir gerçeklik olduğu bilinmektedir.”   ‘MAL’ STATÜSÜNDEN ÇIKARILMALI   Yaşamın bütün canlılar için değerli olduğu, yaşam hakkının siyaset üstü bir mesele olduğuna vurgu yapan Akdağ, “Biz raporlama çalışmamıza başlarken hayvanların yaşadıkları şiddetin sistematik bir sorun olduğunu anlatmayı hedeflemiştik. Bu 6 aylık rapor, pek çok veriye ulaşmamıza rağmen, hayvanların yaşadıkları ihlallerin ne kadar derin ve toplumsal bir sorun olduğunu gösteriyor. Hayvanların insanlar tarafından gasp edilen haklarının bir an önce geri verilmesi, bunun için de hayvanların hukuksal olarak mal statüsünden çıkarılması gerekiyor. Yaşam hakkı savunucuları olarak hayvanların hakları geri verilene kadar bu hakların savunucusu olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.    ‘RAPOR ÜLKEYE AYNA TUTUYOR’   HDP Milletvekili Rıdvan Turan da raporun ülkeye ayna tuttuğunu belirterek, ivedi bir şekilde harekete geçilmesi gerektiğini söyledi. Tüm partilerin hayvan hakları komisyonunun hazırladığı rapora destek olduğunu anımsatan, şu ana kadar raporda var olan problemleri ortadan kaldıracak bir adım atılmadığına dikkati çekti.   Turan, şunları söyledi: “Maalesef kapitalist uygarlık insanlığın bütün canlıların efendisi olarak görüyor olmasından dolayı ekosistem içindeki bütün canlıların biat etmesine yönelik bir saldırı söz konusu. Geldiğimiz noktada belki bütün partiler durumun yakıcılığından bahsediyor ama hayvanların haklarını teslim etmek bakımından bir adım atılmış değil. Bunu iktidar partisine bir eleştiri olarak söylerken, üyesi olduğum parti adına da özeleştiri olarak da söylüyorum.”   Hayvan hak ihlallerinin yaşanmasının politik bir neden olduğunu belirten Turan, “Geçen günlerde Erdoğan’ın ‘neyi bekliyorsunuz’ diye bir çıkışı olmuştu. Valla partisi kendi direktifini bekliyor. Bizim içerisinde olduğumuz muhalefet bloğu yeterince ısrarcı olmadığımız ortada” diye konuştu.     Sonrasında söz alan konuşmacılar da yaşanan sorunlara değindi.